Medeniyetin Beşiğindeki Blog

büyük konuşuyorum

2 yorum

bambaşkalara dikkat!

sosyal medya dememek için epeyce kastım kendimi ama şunu anladım ki, başka türlü o ortamı genelleyemiyormuşsun. hep bi’şeyler eksik kalıyormuş. an itibariyle yardırdığım küfürler için sosyal medya amirlerinden de özrümü diliyorum, şeapmasınlar. tamam da mesele bu değil. mesele, az buçuk tanıdığını düşündüğün insanın sana giderek yabancılaşması. nasılını düşününce karşına hep o imgeli gülücükler çıkacak onu bil. at gibi hoşlandığın insana karşı bir difriz olmak nedir lan ayrıca. acımı paylaşın hemen, ani soğumalara bir paylaşım kadar yakınım. ortada bir tanışıklık olmasa belki de bu denli rahatsız etmeyecek hadiseler aslında bunlar. gerçi tanımadığı insan için de apayrı beklentilere giriyor insan, bilemedim. zira o gösteriş, o hava, o elit ve eksantriklik yerini ”bu muymuş lan” şeklinde yüzeysel bir düşünceye ya da tam tersi bir göt oluş hikayesine bırakabiliyor. ilk buluşmadan öteye gidemediğinizde karşı tarafa sitem edeceğinize oturup bi profilinizi düzeltin derim. itoğlitler!

2 yorum

az bilinenin dayanılmaz seksiliği

az olana saygım var. çünkü az olan hep bir adım öndedir. hep inceden sevilir. kimsenin ağzında sakız değildir o. az yazarak, az konuşarak, az yiyerek cool olma durumunu bilmeyenlerin sevişme ihtimallerini çok düşük görüyorum hocalar. asilik yapmadan önce dediklerimi bi düşünün hele. ortalıkta pek gözükmeyenin kafanızın içinde bir aitlik, bir benimsinlik kavramını dürtüklediğini anlayınca paylaşmazsınız değil mi? paylaşmazsınız tabi. sürekli göz önünde olsa meehleyip yeni arayışlara girecekseniz, ben biliyorum. yarın öbürgün bir dükkan falan açsam kimsenin bilmediklerini satarım. zira seksten sonra en çok bilinmeyen satar. sekse giden yol bilinmeyenden geçer. hep tetikteyim o yüzden. seksin ne zaman geleceğini bilemeyiz. şu hayatta ”nasıl olsa gözükmüyor” diyerek yırtık don-çorap giydiğinizi de çok iyi biliyorum. satarım hepinizi satarım. 

2 yorum

gizem adamı/kadını

nasıl havalı olacağını bilmeyenin aklına ilk gelen şeyin anlaşılmaz olmaktan öteye çok nadir gittiğini düşünüyorum. aslında belki de basit olduğu için bu denli talep var. dur lan basit demeyeyim şimdi milletin aklı bulanmasın, farklı arayışlara girilmesin durduk yere. daha geçen gün aldığı mottoyu yıkamadan, tezcanlı gibi giydikten sonra etrafta bir ajan, bir kapalı kutu oluveren insandan korkun derim. o, içinde mutlulukları barındıran dışa ise hüzünleri salandır. komik bulmayandır. enerji emendir.  

1 yorum

‘bi tık’

dilime nereden dolandığını bilmediğim fakat içinde bulunduğum bazı durumları çiçek gibi anlatabildiğim, kafada oturması kolay, kodlanmış bir sözdür bu. her ne kadar kendi kendimi ”bunu herkes anlar lan” şeklinde inandırmaya şartlasam da, ince bir ”ya anlamazsa” endişesi barınır hep bünyemde. anlaşılmadığı takdirde gerçekten seni zor dakikalar bekler dosto. anlaşıldığında ise tüm dünyalar senin. açsın çiçekler, uçsun böcekler. otur sevin. bu arada sakın aile içinde kullanmayın paket olursunuz.

7 yorum

bi kere o götü indir

alnında ”dikkat götü kalkar” ibaresi bulunmadığından olsa gerek bu hiçbir tehlike görmeden birisini fütursuzca beğenmeler. şöyle izah edeyim, göt ereksiyonu öyle pis ki, artık birisi hakkında yorum yapmaya çekinir olduk. sen beğenmezsen, ben beğenmezsem ne işimiz var o zaman lan burada? meğersem öyle değilmiş. çağımızın en büyük vebası haline gelen bu soruna çözüm bulmak yerine, narsisizm esprileri yapan biri oldum çıktım arkadaş. abartmıyorum kimisi için gerçekten artık çok geç kalınmış. karşı cinsin zaaflarını kullanarak bir ütopyada çoktan prenses ya da prens oluverenleri havsalam almıyor dostlar. şu saatten sonra göt üstünde göt bırakmayın derim.

3 yorum

övünmek gibi olacak

övünmek, her ne kadar karşı tarafa bir üstünlük çabası olarak yansısa da aslında bir nevi kendini kabul ettirme saçmalığıdır. giriş böyle oldu çünkü yeri geldiğinde iki ciddi laf edebildiğimi de bilin isterim. şimdiii, durduk yere piyasada övünülecek şeyleri keşfeden insana bi kere yaratıcılığından ötürü biraz hayranlık duyduğumu belirteyim. ama geçici tırt bir hayranlık. yaratıcılık falan iyi hoş da, o gururunu bırak bir tarafa. ne menem bir hazdır öyle hıphızlı alışkanlığa, ispatlama arzusuna bağlıyor. başkası tarafından övünmek istemeni biraz anlıyorum ama kendi kendine övündüğünü görünce küfürlerim çok çıplak kalıyor lan. bir de övgü beklercesine kendini itin götüne sokanlar var ki, çıkıp onlara ”ha koçuma” diyecek überalles karakterlilerle halaya falan dururum, hiç çekinmem.

1 yorum

köşedeyim

telefondaki ses bana ”5 dakikaya ordayım” dediğinde, kafamın içinde benden bağımsız bir seks dönüyor. içimdeki şüpheler pozisyon açısından zengin bir sevişe duruyorlar resmen. tamam bir eşeklik yapıp gecikmişsin belli ki ama neden beni kandırmak sana çözüm olarak geliyor lan. söylediğin yalanın, seni köşedeki ışıklara kadar idare edeceğini ben bilmiyor muyum sanıyorsun. hem madem öyle bir yeteneğin var, yatakta geç gel beni niye sikiyorsun pezeveng. o değil, böyle telefonu meşgule atarak ilişkiye heyecan katmak isteyen de oluyor. bütün pişkinliğiyle bana doğru geleni, en ciddi surat ifademle karşılasam da nafile, mevzu hıphızlı kaynıyor. sonra işte manidar sırıtmalar falan.