Medeniyetin Beşiğindeki Blog

kızlar kesin ağlamayı verin çalam bağlamayı

4 yorum

arkadaşlar arası dili ve edebiyatı

arkadaşlar arasında kullanılan dilin önemini; samimi olmadığın bir ortamda pek konuşmazken, konuşmamandan yakınıp serzenişte bulunanlar olunca daha iyi anlıyorsun. çünkü bazısı evrensel dili seviyor. istiyor ki herkes onunla konuşsun, kasılmasın. arada konuşuyorum ama ne bileyim sanki derdimi anlatacak kadar ya da dert dinleyecek kadar. bazen ötesine gidip gidemeyeceğimi anlamak için arkadaşlar arası dili kullanıp bi yoklama çekiyorum. yadırganınca hemen eş anlamlı kelimeleri sıralıyorum dostolar. gerçi bazen arkadaşlar arası dili bilen de çıkıyor, çıkmıyor değil. böyle bi şaşırıyorsun sanki sadece senin kullandığın bir kelimeymiş de senin dışında biri nasıl olur da kullanırmış gibilerinden. işte ”ıdı” kelimesi de bu kelimelerden biri benim için. 

ıdıda bırakmak: tam böyle oluyor gibiyken olmayan anlamına geliyor. 

12 yorum

az zeka çok seks

sanalda zeka çözümlemelerine karşın çok ciddi tedbirler alınmaya başlandığı şu son günlerde yanılgılara düşmemek için karşınızdaki şüphelileri, kafayı ikiye ayıran düşünceler arasında bir mutabakat sağlanıncaya kadar tartın, sonra inceden zarflayın ve son olarak yoklayın. girizgah, böyle yemek tarifi tadında olmasın diye çok uğraştımsa da olmadı. bunları anlatmamın tek nedeni; yaptıkları ile konuştukları arasında aysberg olmasına rağmen hala idrak etmede sıkıntı yaşamamız.suçu, ”bunu dinliyorsa konuşulur” ya da ne bileyim ”bunu izlemişse kesin taşaklıdır” sanrılarına kapılan beyinde aramayın. çünkü beyin bu tarz tuzaklara, kendisini ayrıcalıklı zannederek havada kapılır. tamamen tezcanlılık. gerçi bir yandan da zekasına tedbir alacak kadar zekaya sahip olana saygı duymak dışında ne diyeceğini bilemiyor insan. kısa yoldan zeka kazanmanın yollarını aramış-bulmuş fakat tam mutlu olacağım derken paket olmuş. işte bunlar hep az olanı çokmuş gibi göstermek habipler. 

8 yorum

ettenşın!

insanın yazı yazası gelmeden yazı yazması bana biraz zoraki kuneklik gibi geldiği için, bazen böyle uzun aralar verip kendimi yokluyorum. matah bi’şey değil tabii ama etrafta ”yaz lan yaz, zengin gösterir” tarzı düşünceler yüzünden yok yere çıta yükseltiliyor dostolar. sonra işin yoksa uzun atla. ayrıca bi başlasan devamı gelirci de değilim. olmadığımı, bi başladıktan sonra bırak devamını getirmeyi, araya seksenbeş tane yeni sekme koyarak bilgisayar ile münakaşaya girdiğimde anladım. hayır, haftalık yazanlar bile kocca hafta boyunca ne yazacağını düşünürken günlük yazanları görünce deli çıkıyorum. sonra kendi kendime diyorum ki; ateşle klavyeyi. 

6 yorum

2013 reserved!

image

yıl oldu olacak 2013, hala değişen tek şeyin rakamlar olduğunu görmek ”gelecek yıldan beklentileriniz?” minvalinde dönen kuntinli soruları cevapsız bırakma nedenim dostlar. sonuçta beklenti dediğin de, planlanmış pişmanlıktan öteye çok nadir giden bir hede. bi kere önce, her gelecek yıl için kullanılan şu sevimsiz dileklerden bi kurtulalım ya, bi farkına varalım şu paradoksların. hayata temiz bir sayfa açmak için illa yeni bir yıl mı gelecek kardeşim? madem öyle, nerede kaldı zararın dönüleceği yerin o mağlum getirisi. lütfen ama. yılbaşında yapılacakara gelince de, elbette ki dışarıda çılgınlar gibi eğleniyor ayağına yatmak yerine kod adı ”merveler” olan arkadaşımda kalacağım. kıps.

8 yorum

sık kullanılanlara ekle

gün içerisinde ”bu bir harika dostum” diyerek sık kullanılanlara eklediklerimi, sık kullanmayarak ironi dersi veriyor, adeta parmak ısırtıyorum. fakat, etraflıca düşündükten sonra ”bir götlük yer açmasam mı?” tarzı yaman münakaşalarda buluyorum kendimi. tam da o saniye, nereden estiği belli olamayan hasret rüzgarları ile tanışıyor ve bir götlük yer açmaktansa kucağa almanın olurunu zorluyorum. belki ilerde ”soyun, oyuna giriyorsun” komutu veririm diye yedekte tuttuklarımı soyundurup soyundurup oyuna sokmamak gibi, ”göster ama elletme” adlı subliminalimi bırakıyorum ortaya. kenarda soyunup mesajı alanlar bi ell etsin.

kelime oyunlarımla gelsem sana?

4 yorum

bıyıklı adam şakası

aslında her şey, aşırı dozda fiyakadan bayılanların başındaki meraklı kalabalığı ”açılın ben beyin cerrahıyım” diyerek dağıtmamla başladı. evet herkesi etkiledim ama adının hakkını veremeyen modern tıp, hala insan kafasına bir index koymayı keşfedebilmiş değil. olduğunu bi düşünsenize. zamanı, işte asıl o zaman tokatlardık gibime geliyor. beş dakikada beşiktaş. dışarıda gezerken karşı cinste bakılan ilk yer denildiğinde mavi ekran veriyoruz da, internet ortamında bu durum inceden değişiyor gibi. ah bir de, kavram kargaşaları ile akıllara durgunluk veren şu indexler olmasa. patlama riski çok yüksek hacımınoğulları! pazarda çürüklerin arasından seçmece yapmak gibi biraz, güzel insan ayıklamak. bu arada şakalı insan stoğunda azalma var, tükenmeden yapıştırın.